Hayvansever Bakış…10-04-2010

Merhaba Kocaeli, merhaba hayvansever dostlarım…

Yazıma başlamadan önce bir ilk olacağını düşündüğüm ve hayvanseverlerin de neden bizi temsil eden bir kişinin,  gazete köşesinde güncel konuları bizimle paylaşmasın mantığı ve halkın bir nebze olsun bilinçlenmesinde yardımda bulunma düşüncesi ile köşemi yazma kararı aldım. Köşemde sizlere genel manada hayvanları sevdirme, etik ve deontolojik kurallar, hayvanların bilinmeyen özellikleri, şaşırtan ve güldüren hallerinden kareler gibi birçok içeriğe yer vereceğim.
“Peki, kim bu yazar ?” dediğinizi duyar gibiyim. O halde size kısaca “Peki kim bu yazar ?”  sorusunun yanıtını vereyim. Hayatının 11 yılını hayvan dostlarımızı iyileştirmek ve onlar için ne yapabilirim düşüncesine harcamış, yüreği onlar için atan Veteriner Hekimlik son sınıf öğrencisi bir hayvan severim. Birkaç ay sonra Veteriner Hekim unvanını almış olacağımın duygu yükü ile tecrübelerimi ve saygıdeğer hocalarımın engin bilgilerini sizlere aktaracağım.
Hayvanseveriz, hayvanseversiniz… Peki, ne derece hayvanları seviyoruz, onlar için ne yapıyoruz. Hayvanları sevmek, sadece onlara günü atlatabilecekleri gıdaları sunmak mıdır? Hayır!.. Peki, nedir refahlarını sağlamak için gereken çaba?

  • Onları küçücük kulübelere kapatıp zincir vurmak mı? yoksa havalandırmasız bir ahıra güneşin, bırakın beni de şu hayatlara ruhumu vereyim demesini oraya çuval tıkayarak engellemek mi?
  • Bir yudum su arayan kuşlara, ülkemizde su içebilecekleri  ve yeri geldiğinde içinde bir çocuğun nedameti ile çırpınacakları kuş banyolarının yokluğu mu ?
  • Kedi, köpek, kuş ve diğer pet hayvan dostlarımızın sahiplenilerek iki gün sonra sokağa atılmaları, hunharca şiddete maruz bırakılmaları mıdır ?
  • Tatile gitmek zorundayım diye önüne 1 haftalık mamasını bırakıp arkasına bakmadan acımasız bir tutum sergilenmesi midir?
  • Yoksa horoz bakıyorum, köpek bakıyorum ”ben onlarla bir bütünüm, onlar benim her şeyim, arkadaşım, dert ortağım” diyerek kendini kandıran ve dövüşmelerini bir zevkmiş, bir üstünlükmüş gibi gören kazandığında sevinen, kazanmadığı zaman üzülüp döven acımasız davranış sergileme midir?…

Okuyucularımın şu an “sadece bu kadar mı ? biz neler gördük, duyduk“ dediklerini duyar gibiyim. Sizi sıkmak yazıyı sayfalarca uzatmak istemiyorum. Kocaeli bir çok şehre göre bu konularda üstündür. Etik konularda kendini belirli bir seviyeye getirmiş, eğitim düzeyi yüksek bir şehrimizdir.
Peki Kocaeli’nde kişi başına kaç hayvan düşüyor ? 1 milyon 522 bin kişinin yaşadığı Kocaeli’nde % 4’ün altında yani 60 bin kişinin sadece sahiplendiği ve onlara refah sunduğunu söylemek mümkün, buda kişi başına 0,04 hayvan düştüğünü gösterir. 1 milyon 480 bin kişi peki ne yapıyor ? sokakta başı boş gezen kedi,  köpeklerin toplatılması ve onların öldürülmesine katkıda bulunuyor…
Avrupa’dan neyimiz eksik diyen milletimize şunu söylemek isterim. Avrupa da kişi basına 3,5 hayvan düşüyor evet yanlış duymadınız kişi başı 3,5 hayvan bizde ise Kocaeli sınırları sadece göz önüne alınarak 0,04 hayvan düşmesi bizim farkımızı gösteriyor.
Güzel bir söz vardır, “Hayvanları sevmeyen insanları sevemez.” Söyleyen ne güzel söylemiş bu söz çok tartışmalı bir önermedir farkındayım, fakat gerçeklik payının ne kadar yüksek olduğunu birçok kez görmüş bulunmaktayım. Ülkemizde insanlara olan güven, sevgi, saygı yabancı ülkelerin bizi yozlaştırmasına bağlı olarak bitti-bitecek hale geldi. Hayvansever ve hayvanlarla ilgilenen kişilerin ise ne kadar kibar, hoşgörülü, sakin kişiler olduğunu görmekteyiz. Bunu söylememdeki neden, hayvan sahibi olmayan kişilere hakaret etmek değil, hayvanlarla zaman geçirerek sabır ve hoşgörü sahibi olunması dolaylı olarak da insanlarla olan diyalogların güçlenmesini isteyişimdendir.
Geçenlerde olan bir olayı size aktarmak istiyorum. Konya hayvan barınakları sorumlusu birkaç gün önce şunu söylemişti; “Barınağımızı kapatma kararı aldık” bu sözü duyduğumda başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Nasıl olurda uzun yıllarını vermiş bir barınak sorumlusu bunu söyleyebilirdi. Konuya muktedir olmak için araştırdım ve öğrenebildiğim kadarı ile barınakların elverişsiz koşullar içermesi, yardımların artık yok denecek kadar azalması, her yağmurda çamur içerisinde kalmaları, sahiplenmek için başvuruların azalması, ilgisizlik ve sevgiye muhtaç kalmaları sonucu, bir çoğunun yaşamlarını yitirdiklerini öğrendim.
Hayvalanlara olan yaklaşımlarımızda lütfen öngörüyü bir yana bırakıp şevkat ve sevgiyi onlardan esirgemeyelim. Evimiz hayvan bakmaya müsait değilse bile barınaklarımızın bakımlarında ve ihtiyaçlarının giderilmesinde yardımcı olalım. Onları ziyaret ederek sevgimizi gösterelim ve çocuklarımıza hayvan sevgisini aşılamaya gayret gösterelim.
Çağımız stres çağı, bunu da atlatmak için bir uğraş içerisinde olunması, en doğru tedavidir. Fakültede tüm hastalıkları görürken şu dikkatimi çekti, tüm hastalıkların etkeni ( nedeni ) arasında “stres” yazıyordu. Stresi önlemek amacı ile en iyi uğraş bir hayvan dostu sahip olmanız olacaktır. Size bir arkadaş, iyi bir sırdaş olacaklarından şüpheniz olmasın..
Sağlığınızın ve sağlıklarının ebedi bozulmaması temennisi ile…

Kaynak: TIKLAYINIZ

BİLİNMEYEN ÖZELLİKLERİ

* Timsahların dalışlarında denge sağlayabilmek için taş yuttuklarını biliyor muydunuz ?

HAFTANIN BİLİNMEYENİ

Foto altı: ARAP TAVŞANI Kırtavşanı, adatavşanı, yerköpeği veya daha çok bilinen adıyla araptavşanı (Allactaga williamsi) Orta Anadolu Bölgesi ve Batı Anadolu Bölgesi ovalarıyla Doğu Anadolu’nun yayla ve steplerinde görülür. Türkiye’de yaşayan diğer türlerinden A. elater genellikle Iğdır-Kars dolaylarında, A. euphratica Şanlıurfa civarında yayılım göstermektedir. Çok fazla bilinen ve rastlanılan bir tür değildir. Bitki örtüsü bozulmamış, seyrek otlu, zemini sert, 350 ila 2 bin 600 metre yüksekliğe kadarki doğal alanlarda yaşar. Gececil bir kemirgen türüdür. Kanguru gibi zıplayarak yol alır. Yaşadığı yerlerde kalabalık koloniler kurar. Herhangi bir tehlike ile karşılaştığında hızlı manevralarla yuvasına girip yuva ağzını hemen kapatır. Jerboa olarak da bilinir. Arap ülkelerinde özellikle Suriye’de avlanılıp yenilir. Ülkemizde tarım nedeniyle hızla sayıları azalmış, özellikle Fırat arap tavşanının nesli tükenmek üzeredir. A. williamsi ve A. euphratica IUCN tarafından kırmızı listeye alınmıştır.

HAFTANIN KOMİĞİ

Gelen Aramalar:

allactagadoğu anadolu bölgesi hayvanlarıtürkiyede yaşayan hayvanlariç anadolu bölgesi hayvanlarıgüneydoğu anadolu bölgesi hayvancılıkdoğu anadolu bölgesine ait hayvanlaranadolu hayvanlarıarap tavşanı hayatıdoğu anadolu bölgesi özelliklerianadolu hayvanıic anadolu bölgesinin hayvanları resimlerifırat arap tavşanıdoğu anadolunun hayvanlarıAllactaga williamsiiç anadolu bölgesinin hayvanları
EKLENME TARİHİ
Bu haber 11 Nisan 2010, 22:24 tarihinde eklendi.
KATEGORİ
OKUNMA
Bu Haber 583 Kez Okunmuş..
PAYLAŞ
facebook Twitter Frienfeed Twitter Google
YORUM YAZIN

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

  1. mystery diyor ki:

    Hayvancılıkta en iyi site diyebilirim.

  2. ^^mert 19^^ diyor ki:

    mükemmel bir konu yazmışsınız teşekkürler..

  3. MexPayne diyor ki:

    Kim bilir daha neler olacak.

  4. serkan27 diyor ki:

    sitenize hastayım ya 10 numara.

Benzer Haberler
Reklam
Popüler Haberler & Yorumlar
Yazarlarımız
Sponsor Reklam Alanı
egevet anatolia vet iddaa
promosyon Promosyon T-shirt PROMOSYON
Anket
Sitemizin yeni halini nasıl buldunuz ?
Gayet güzel
iyi
Normal
Berbat
Eski hali daha güzeldi