Arz Ve Talep Değişmelerinin Piyasa Fiyatına Etkisi
Hatırlanacağı gibi bir malın talebini etkileyen ya da arzını etkileyen fiyat dışındaki faktörlerin herhangi biri değiştiğinde, söz konusu malın talep ya da arz eğrisi tümü ile yer değiştiriyordu. Hangi faktörler değiştiğinde, talep ya da arzda hangi yönde değişiklikler olacağının incelenmesini daha sonraya bırakarak şimdi arz sabitken talebin değişmesi, talep sabitken arzın değişmesi ve arz ile talebin birlikte değişmesi halinde, piyasa fiyatının nasıl değişeceğini inceleyelim.

Arz Sabitken Talebin Değişmesi

Bir malın arzı sabitken, herhangi bir nedenle talebi arttığında piyasa fiyatı yükselir; talebi azaldığında ise piyasa fiyatı düşer. Bu durum Şekil 3 yardımıyla açıklamaya çalışalım: Başlangıçta TT piyasa talep eğrisi ile AA piyasa arz eğrisinin kesiştiği D0 noktasında, piyasa dengesi oluşmuştur. Denge fiyatı F0 ve piyasada alınıp satılan mal miktarı da M0 dır. Herhangi bir nedenle söz konusu malın talebinin arttığını varsayalım. Talep eğrisi bütünü ile sağa doğru kayarak T1T1 konumunu alırken, piyasa fiyatı F0’dan F1’e çıkacaktır. Zira, talep arttığı zaman, F0 fiyatında bir talep fazlası olacaktır (talep ile arz  arasındaki D0S kadar). Bu durumda F0 fiyatında mal bulunmayan tüketicilerin rekabeti, fiyatın yükselmesine neden olurken, üreticiler daha yüksek fiyatlardan piyasaya arz ettikleri miktarları arttıracaktır. Sonuçta piyasa dengesi D1 noktasında gerçekleşirken, piyasa fiyatı F1’e alış-verişe konu olan mal miktarı ise M1’e yükselecektir. Bu durumda, fiyatta F0F1, alınıp satılan miktarda ise M0M1 kadar bir artış olmaktadır.

Bu defa talebin azaldığını, TT talep eğrisinin bütünü ile sola kayarak T2T2 konumunu aldığını düşünelim. KD0 kadarlık arz fazlası nedeniyle, satıcılar arasındaki rekabet sonucunda söz konusu malın piyasa fiyatı F2 düzeyine inecek, alış-veriş miktarı da M2 düzeyine düşecektir.

Talep Sabitken Arzın Değişmesi

Bir malın talebinde bir değişme yokken herhangi bir nedenle arzı arttığında, piyasa fiyatı düşmekte, arzı azaldığında ise, bu defa piyasa fiyatı yükselmektedir. Şekil 4’de, piyasa dengesinin talep (TT) ve arz (AA) eğrilerinin kesiştiği noktasında gerçekleşmiş olduğu varsayalım. Bu durumda piyasa fiyatı F0 ve bu fiyattan alınıp satılan miktar ise M0 kadardır. Herhangi bir nedenle arz artmış ve arz eğrisi bütünü ile sağa kayarak A1A1 durumuna almış olsun. Piyasa fiyatı F0’dan F1’e düşerken, alınıp satılan mal miktarı M0’dan M1’e yükselecektir.

Bir diğer varsayım olarak arzın azaldığını ve arz eğrisinin bütünü ile sola kaydığını gözönüne alalım. Fiyat F2’ye yükselirken, satılan miktar M2’ye düşecektir. Görüldüğü gibi arz artınca piyasa fiyatı düşerken (F0F1 kadar) arz azalınca piyasa fiyatı yükselmektedir. (F0F2 kadar).

Talep ve Arzın Birlikte Değişmesi

Yukarıdaki talep değişmesi halinde arzın, arz değişmesi halinde talebin değişmediği varsayımından hareketle bu değişikliklerden piyasa fiyatının hangi yönde etkileneceğini inceledik. Bazen, belirli bir dönemde, hem arz hem de talep eğrileri değişebilir. Arz ve talebin birlikte artması halinde, D1 piyasa dengesi yeni arz ve talep eğrilerinin kesiştiği D2 noktasına kayacaktır. Yeni denge noktasında Şekil 5’deki örneğimizde piyasa fiyatı F1’den F2’ye düşmüştür. Ancak, arz ve talep artışlarının niteliğine göre, piyasa fiyatı artabileceği gibi sabit de kalabilecektir.

PİYASA FİYATININ OLUŞMAMASI HALİ

Bir piyasada arz ve talep eğrilerinin kesişme noktasında piyasa dengesi oluşuyordu. Fakat, bazen piyasada bir malın arz ve talep eğrileri kesişmez ve dolayısıyla piyasa fiyatının oluşması mümkün olmaz. Bu şekilde piyasa fiyatının oluşamaması iki durumdan kaynaklanabilir. Bunlara örnek olarak fiyatı olmayan serbest mallar ile üretimi mümkün olmayan aşırı lüks malları verebiliriz.

Serbest Mallar

Bazen piyasada bir mal, tüketicilerin tüm gereksinimlerini karşılayacak kadar bol bulunabilir. Serbest malları örnek vereceğimiz bu durum, Şekil 6’da görülmektedir. Fiyat sıfırken talep edilen miktar M1 arz edilen miktar ise M2 kadardır. Bu durumda piyasa fiyatı oluşmamakta ve tüketiciler gereksinme duydukları miktarda malı, hiçbir karşılık ödemeden alabilmektedirler. Piyasa fiyatının oluşması için, ya söz konusu malın talebinin artması ya da arzının azalması gerekir. Hem arzın azaldığını gerekir. Hem arzın azaldığı (A1A1), hem de talebin arttığını (T1T1) varsayarak, piyasa fiyatı A1A1 ile T1T1’in kesiştiği F0 düzeyinde oluşacaktır.

Aşırı Lüks Mallar

Piyasa fiyatının oluşmadığı bir başka özel durum ise, piyasada bir mal için ödenmeye razı olunan en yüksek fiyatın (F1 fiyatı) bile, satıcıların o malı satmaya razı olacakları en düşük fiyatın (F2 fiyatı) altında olmasıdır. Arz ve talep eğrisinin kesişmediği böyle bir duruma (Şekil 7) söz konusu piyasa için çok lüks – maliyeti ve dolayısıyla satış fiyatı o piyasadaki tüketicilerin alıcı olamayacakları kadar yüksek olan – mal ve hizmetler örnek olarak gösterilebilir. Böyle bir durumda piyasa fiyatının oluşabilmesi için ya talebin ya da arzın artması gerekir. Örneğin arzın artarak A1A1 konumunu (teknolojik ilerlemelerle aynı malın daha ucuza üretilmesi varsayımı) aldığını kabul edersek, piyasa fiyatı F0 düzeyinde oluşacaktır.

STATİK, MUKAYESELİ STATİK VE DİNAMİK DENGE ANALİZLERİ

“Zaman” faktörü gözönüne alınarak ekonomik olayların incelenmesinde başlıca iki analiz yöntemine başvurulur. Statik analiz ve dinamik analiz. Bu iki analiz türüne, statik analizin özel bir hali olan mukayeseli statik analiz de ilave edilebilir. Bu üç analiz yöntemini, örnekler de vererek, öz olarak açıklamaya çalışalım.

Statik Analiz

Statik analizde, ekonomik olayların ve genellikle dengenin açıklanmasında belirli bir andaki durum esas alınır. Bu analize örnek olarak tam rekabet piyasasında denge fiyatının oluşmasını verebiliriz. Bu analizde gerek arzı gerekse talebi etkileyen, fiyat dışındaki faktörler sabit varsayılmaktadır. Bu şekilde belirlenen piyasa dengesinde, arz ve talep arasındaki ilişkiler belirli bir zamanın dışına çıkılmadığından, zaman bir değişken olarak gözönüne alınmamaktadır. İşte, tam rekabet piyasasında denge fiyatının oluşması gibi, belirli bir zaman dönemi (belirli bir andaki) içindeki ilişkileri inceleyen analiz yöntemine, statik analiz denilmektedir.

Mukayeseli Statik Analiz

Mukayeseli statik analiz ise, statik analize göre yapılan iki ya da daha fazla dengenin karşılaştırılması esasına dayanan bir analizdir. Bu analiz yönteminde statik analize göre farklı zaman kesitli içinde yapılmış olan çeşitli denge durumları mukayese edilirken, sadece sonuçlar karşılaştırılmaktadır. Mukayeseli statik analize örnek olarak, arz ya da talebi etkileyen faktörlerden herhangi birinin değişmesi halinde arzın ya da talebin kayması ve denge fiyatının değişmesine ilişkin açıklamaları gösterebiliriz. Herhangi bir nedenle talebin T1T1 durumuna geldiği varsayıldığında, artık TT talebi için söz konusu olan anın (zamanın) dışına çıkılmıştır, bir başka deyişle fiyat dışındaki talebi etkileyen faktörlerden birinin değişmesi, fiyat – miktar ilişkisinin geçtiği zaman kesiti dışına çıkılması sonucunu doğurmuştur (Şekil 3’de dengenin D0’dan D1’e kayması örneğinde de olduğu gibi).

Dinamik Analiz

Dinamik analizde ise ekonomik olaylar zaman içinde incelenmekte ve özellikle bir dengeden ötekine geçişte, zaman içindeki değişmeler göz önüne alınmaktadır. Dolayısıyla dinamik analizde, çeşitli denge durumları karşılaştırılırken, zaman içindeki değişiklerin analizi mümkün olmaktadır. O halde zamanın bir değişken olarak yer aldığı dinamik analize, giriş niteliğinde olmak üzere, örümcek ağı teoremini örnek olarak verebiliriz. İleriki sayfalarda yer alan bu teorem, soğan, sarımsak vb. bazı tarımsal ürünlerdeki yıllık fiyat dalgalanmalarının açıklanmasına olanak sağlamaktadır.

PİYASA DENGESİ VE ZAMAN

Tam rekabet piyasasında arz ya da talepteki değişmelerin, piyasa fiyatını hangi yönde değişikliğe uğrattığını yukarıda açıkladık. Fakat bu açıklamalarda, konuyu basitleştirebilmek amacıyla analize zaman katmadık.

Herhangi bir talep artışı karşısında, yeni piyasa fiyatının ne olacağı, arz edilen miktarın bu talep artışı karşısında ne kadar artırılabileceği ile ilgilidir. Bu açıdan piyasa denge analizleri “Çok kısa dönem”, “kısa dönem” ve “uzun dönem” esnek hale geldiğini incelerken bu dönemleri kısaca belirterek, belirli bir malın arz esnekliğinin esneklik yönünden bu dönemlerde nasıl bir durum gösterdiğini belirttik. Şekil 9’da görüldüğü gibi, satıcıların arzı piyasa koşullarına göre ayarlama olanağına sahip olamadıkları çok kısa dönemde arz, esnekliği sıfır olan bir doğru şeklindeydi. Kısa dönemde, arz eğrisi çok kısa döneme oranla daha esnek ve nihayet uzun dönemde daha esnek bir durum alıyordu. Bu dönemlerde, talepteki herhangi bir artış karşısında değişen dengeler, arzın (yani üretimin) mı, yoksa talebin mi daha etkin bir rol oynadığını incelemeye çalışalım.

Çok Kısa Dönem ve Muhafaza Fiyatı

Çok kısa dönemde – ki bu döneme pazar ya da piyasa dönemi’de deniliyordu –üretim söz konusu değildir, üretilen mal miktarı pazara gelmiştir. Satıcılar, ellerindeki malları satabilecekleri, fakat mevcut mal stokuna ilaveler yapamayacakları kadar sınırlı bir zamana sahiptirler. Arzın stok olduğu bu piyasaya, bekletilmesi mümkün olmayan domates vb. sebzeler, çilek vb. meyvelerle balık gibi malların alınıp satıldığı piyasalar örnek gösterilebilir. Bu gibi piyasalarda çok kısa dönemin uzunluğu, birkaç saat ile birkaç gün arasında değişir. Örneği; bir balıkçı kasabasındaki balıkçı pazarında, balık avına çıkmış olan teknelerin kasabaya döndüğü andan itibaren, çok kısa dönem başlar. Pazara gelmiş olan balık miktarı belirlidir (stoktur). Talep ne olursa olsun, piyasadaki balık miktarını arttırmaya imkan yoktur. Balıkçıların yeniden balık avına çıkıp taze balıkla dönmelerine kadar geçen süre, çok kısa dönemdir.

Çok kısa dönemde, ürünün stok olması ve muhafazasının mümkün olmaması nedeniyle arz esnekliği sıfırdır. Piyasa fiyatının hangi düzeyde olacağı, çok kısa dönem başladıktan sonra artık talebe bağlıdır. Üretimin söz konusu olmadığı bu dönemde fiyatla maliyet arasında bir ilişki yoktur. Ne var ki , bazen satıcılar piyasa fiyatını çok düşük bulursa oluşan piyasa fiyatından satış yapmak istemezler. Kendileri bir fiyat belirleyerek mallarını bu fiyata satmayı denerler. Satıcıların bu şekilde kendi malları için belirledikleri fiyata muhafaza fiyatı denir. Muhafaza fiyatı zaman zaman sebze hallerinde domates vb. uzun süreli bekletilemeyen sebzelerin imha nedenleri açıklamamıza yardımcı olmaktadır. Domatesin muhafaza fiyatıyla belirlenmesini bir şekil yardımıyla açıklayalım.

Sebze haline getirilmiş olan domatesin miktarının M1 kadar olduğunu farz edelim. Söz konusu dönemde domates talebi de T1 T1 ise, piyasa fiyatı şekil 8’de görüldüğü gibi F1 düzeyinde oluşacaktır. Bu fiyat arzın çok fazla (yani hale çok mal gelmesi) ya da talebin yetersiz olması gibi nedenlerden dolayı, üreticileri tatmin etmeyen düzeyde (maliyet fiyatının altında) olabilir. Böyle bir durumda satıcılar, domatesi düşük olan F1 piyasa fiyatından satmaya razı olmazlar. Mallarını satmaya razı olacakları en düşük fiyatı, ki bu fiyat kuşkusuz piyasa fiyatının üzerindedir, kendileri satmayı yeğlerler. İşte satıcıların kendi mallarına biçtikleri bu fiyata muhafaza fiyatı denilmektedir. Satıcılar muhafaza fiyatı olarak F, fiyatını belirlemişlerse bu fiyattan OM’ kadar mal piyasada satılacak, kalan M’M1 kadarlık bir mal ile satıcıların ellerinde kalacak ve satıcılar ellerinde kalan malı imha edeceklerdir. Özellikle sebze hallerinde zaman zaman görülen, domatesin ıspanağın vb. sebzelerin imhası olayı burada imha edilen M’M1 kadarlık mal miktarını sanki satıcının kendi malına talebi gibi düşünmek gerekir.  Satıcılar fiyatı F1’ den F’ ne çıkarabilmek için, sanki piyasa alıcı olarak girmişler ve T1 T1 talep eğrisinin T2 T2 konumunu almasını sağlamışlardır.

Çok kısa dönemde oluşan piyasayı küçük bir balıkçı pazarı ya da küçük bir kasabanın köylü pazarı olarak da düşünebiliriz. Balıkçı pazarında, muhafaza fiyatından satılmayan balıklar yeniden denize dökülmektedir. (Balığın bol olarak avlandığı günler) Köylü pazarında ise köylü satılmayan malını çocuklarına komşularına vermek üzere evine geri gönderecektir.

Çok kısa dönemde satıcının kendi malına talebinin nedeni, az miktarda malın piyasadan çekilmesi (M’M1 kadar) sonucunda, ürün fiyatının önemli ölçüde (F1F’ kadar) yükselmesine neden olmasıdır. Az miktarda malın piyasadan çekilmesi sonucu fiyatın büyük ölçüde yükselmesinin nedeni, muhafazası mümkün olmayan tarımsal ürünlerin arz esnekliğinin çok küçük (hatta sıfır) olmasıdır.

Şimdi de satıcıların bu imha işinden ne kadar kazançlı çıkacaklarını şekil 8 yardımıyla açıklayalım. Eğer satıcılar piyasa gelmiş olan M1 kadar mallarını F1 piyasa fiyatından satsalardı, toplam satış gelirleri F1,DM1O dikdörtgeninin alanının sayısal değeri kadar (şekildeki taralı alan) olacaktı. Oysa mallarını F’ muhafaza fiyatından sattıklarında M’M1 kadar mal ellerinde kalmansa karşın, satış gelirleri F’ KM’O dikdörtgenin alanı kadar olacaktır. Şekilden de açık olarak görüldüğü gibi F’KM’O > F1DM1O olduğundan, satıcılar bu muhafaza fiyatı uygulamasından kazançlı çıkacaktır.

Kısa Dönem

Kısa dönem firmaların mevcut üretim kapasiteleriyle sınırlı olarak üretimlerini arttırabilecekleri bir dönemdir. Talep artışı karşısında arzı arttırmak, mevcut tesislerce belirlenen üretim kapasitesi dahilinde olabileceğinden arz çok kısa dönemdekine oranla daha esnektir. Dolayısıyla talep artışı karşısındaki yeni fiyat düzeyinin oluşmasında talep kadar arz da etkin rol oynamaktadır. Bu durumu bir şekil yardımıyla açıklayalım. Piyasa arzı AA ve talebi T1T1 iken fiyatı F1 düzeyindedir. Herhangi bir nedenle talep artmış ve bunun sonucu olarak talep eğrisi T2T2 durumuna gelmiş olsun. Bu durumda piyasa fiyatı F1’den F2’ye yükselirken, arz edilen miktar da M1’den M2’ye yükselir (Şekil 9).

Uzun Dönem

Uzun dönem firmaların üretimlerini arttırabilecekleri her türlü olanağa sahip oldukları bir zaman aralığıdır. Bu dönemde firmaların artan talep karşısında sadece mevcut üretimin kapasiteleriyle sınırlı olarak değil de, üretim kapasitelerini de genişleterek üretimlerini arzuladıkları gibi arttırmaları olasıdır. Bu nedenle uzun dönem arzın esnekliği, kısa dönem arzınınkinden daha büyüktür. Herhangi bir talep artışı karşısında arzı arttırmak mümkün olduğundan, yeni fiyatın belirlenmesinde arz önemli ölçüde etkin olmaktadır. Bu durumu bir şekil yardımıyla açıklayalım (Şekil 10). Talep T1T1 ve arz AA şeklinde iken, piyasa fiyatı F1 ve alışveriş hacmi M1 kadardır. Herhangi bir nedenle talep artarak T2T2’yi yükseldiğinde piyasa fiyatı F2’ye yükselirken arz edilen miktar M2’ye yükselecektir. Görüldüğü gibi talep artışı sonucunda fiyatta küçük bir artış olmasına karşın (F1F2 kadar) arz edilen miktarda oldukça önemli bir artış olmaktadır (M1M2 kadar). Dolayısıyla yeni fiyatın oluşmasında arzın rolü talebinkinden daha fazladır.

Gelen Aramalar:

arz talep kayması örnekleritalep ve arzda birlikte değişmearz ve taleptalep sabitken arzın değişimine örnektalep artışının piyasa dengesine etkisitalebin sabit ama arzın arttığı durumlartalebi etkileyen faktörlerpiyasadaki değişiklik arz ve talebi nasıl etkilermuhafaza fiyatıkısa dönem statik denge analizidöviz piyasası ders notlarıdomates piyasa arzıçok kısa dönem muhafaza fiyatıarzın artıp talebin azaldığı durumlara örneklerArz ve talebin birlikte artması
EKLENME TARİHİ
Bu haber 28 Eylül 2010, 22:24 tarihinde eklendi.
OKUNMA
Bu Haber 372 Kez Okunmuş..
PAYLAŞ
facebook Twitter Frienfeed Twitter Google
YORUM YAZIN

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

  1. ReCo diyor ki:

    yüreğinize sağlık süper bir konu.

  2. deliceask diyor ki:

    ne kadar zamandır arıyorum bu yazıyı.

Benzer Haberler
Reklam
Popüler Haberler & Yorumlar
Yazarlarımız
Sponsor Reklam Alanı
egevet anatolia vet iddaa
promosyon Promosyon T-shirt PROMOSYON
Anket
Sitemizin yeni halini nasıl buldunuz ?
Gayet güzel
iyi
Normal
Berbat
Eski hali daha güzeldi